About

Fındık Kabuğu. / Nutshell.
- 23 yaşındayım ama öyle hissetmiyorum. Sinema, müzik, fotoğrafçılık olmazsa olmazlarım. Heath Ledger'a hayranlıktan öte bir duyguyla bağlıyım. In Tyler Durden we trust, tabi ki! Layne Staley, hayatımın sesidir. Snoopy, en sevdiğim çizgi kahramandır. İnsanlar uçamadığımı zannediyorlar, aslında uçabiliyorum ama daha iyi koşabiliyorum. - İletişim için; missmathilda11@gmail.com
ya da thisisfrommathilda.blogspot.com

Search for content

~ Arizona - Kings Of Leon

Bir şarkı yine sizin yerinize konuşur.

~ Iskaladık Birbirimizi - Redd

Bir şarkı sözleriyle, bazı anıların özetini geçer, yeniden vizyona sokar. Siz de binlerce kez izlediğiniz bu kısa filmin repliklerini, oyuncularını, senaryosunu ezbere bilmenize rağmen, aynı yerlerde kendinizi bırakıverirsiniz. Oysa ki, bu sefer olmayacak demiştiniz bile başında. Bu sefer asla. Ama bir üstat da demişti ya; ”-Gidemem artık oraya- dediğim yere yine gittim.” diye. Bu da öyle bir şeydi işte.

~ When I'm Small - Phantogram

İlk olarak bir önceki postumda paylaştığım şarkının değerini bilmemiş gibisiniz, döverim.

Bu şarkıya da öyle yapmayın, ayıp. Paylaşmayı seven insanların en büyük mutluluğudur; paylaştıklarının başkalarını mutlu etmesi. Sooo, show it diyorum ve gidiyorum.

~ Full Circle - Half Moon Run

Duyar duymaz, -ay bu ne sevimlisi bir şarkı imiş- dedirtecek cinsten.

~ De Cara A La Pared - Lhasa De Sela

Bu güzel kadının değerini bilin. Şarap gibi.

~ Vaporous - Elsiane

”Kahrolası göğsümün ortasında sıkılmış bir yumruk gibi duran Kara Deliği dolduracak başka bi bok bulamadım bugüne dek, çünkü yok.”

Bir şarkı ve bir klipten bahsedeceksek eğer, favori atım bellidir.

~ Another Night In - Tindersticks

Yapma yahu. Bu kadar da değil. Havayı burnundan çekip, ağzından vermek mi nefes almak? Bu kadar basit mi? Elinde fotoğraf makinası, beni hep olağanın dışında, en iyi çıkan sol profilden değil de başka yerden yakalamalısın. Gitmek istediğinde, ben gidiyorum diyerek kapıyı gümletmelisin. Odaların içine saklanıp, yokmuş hissini verip, benim gitmemi bekleyerek değil. Korkma, yürü üstüme, kavga et benimle. İstediğin şekilde çık karşıma. Sigara yüzünden bıyıkları sararmış, kahvede oturan, yaşlı amcalar gibi tavla atalım istersen. Ya da yılların eskitemediği iki dost gibi, açıp rakımızı, koyup mezemizi, yanımıza Müzeyyen’i de alıp dertleşelim. Sözlüğüm ol, sözlüğün olayım. Bir gün gerçek, bir gün mecaz. Ama sakın susma. Ne kadar uzun ya da kısa olduğu önemli değil cümlelerin. Yazarken bile susma. Bu, inan kötülük olur.

~ Winter is Coming - Radical Face

Kış’ın gelmesini çok istiyoruz. Botlarımız, atkımız, eldivenlerimiz hazır. Hayalkırıklarımız da. Çünkü biz, en çok Kış günleri hayalkırıklığına uğramayı severiz.

-Bu şarkı adı üstünde. Game of Thrones muhabbetini geçin. Radical Face diyor ki; Winter is coming.-

Uyumadan önce iyi gidiyor imiş.

Bu şarkı çalarken kendimi Nevada yollarında ve arabanın içinden kafamı çıkartıp saçlarımı rüzgara bırakmış gibi hissediyorum. Yüzümdeki aptal gülümseme ve -vuhoo- diye bağırışlarım da buna ek olabilir. Ve şarkıyı çalan baterist benmişcesine ellerimin komik hareketleriyle şarkıya eşlik ettiğimi.

Bana bir film ve yönetmeni olsan hangisi olurdun diye sordular. Ben de Fa Yeung Nin Wa ( In The Mood For Love) - Kar Wai Wong dedim.

Bir dosttan alıntı; Kenan Işık ”yarı yarıya” dedikçe, yarışmacılar ”yüzde elli” joker hakkı diyor. -ne de doğru demiş, tespitin allahı-

”Gözünü seveyim…” diye başlayan sıkıntılı cümleler kurmayı pek seviyormuşum meğer.